Nesnelerin İnterneti

IoT Uygulamalarının Güvenliğini Sağlama: Önemli Bir Zorluk ve Fırsat

Nesnelerin İnterneti (IoT) bugün hem iş hem de teknoloji alanında en popüler trendlerden biri haline geldi. 2030 yılına kadar internete bağlı yaklaşık 50 milyar cihaz olmasını beklediğimizden iş dünyasını bu dönüşüme hazırlanıyor.

Bu cihazlar buzdolapları, arabalar ve evler gibi özel işlevli nesneleri ve daha fazlasını içerecektir. IoT’nin muazzam bir ekonomik etkisi olacağını söylemeye gerek yok; organizasyonları dijital girişimlere dönüştürmek ve yeni iş modellerini mümkün kılmak, verimliliği ve müşteri deneyimlerini arttırmak gibi.

Bununla birlikte bu cihazlar IoT ekosistemine bir dizi güvenlik ve gizlilik riski getirdiği için, işletmelerin herhangi bir fayda sağlayabilme yolları çeşitli ve bazı durumlarda zahmetli olacaktır. Zorluğa ek olarak, IoT güvenliği, tamamen sanal varlıklardan ziyade fiziksel cihazların yönetimini de içerir. Yapılan araştırmalara göre , 2020’de, işletmelerdeki tespit edilen saldırıların %25’inden fazlası IoT’yi içerecektir, ancak IoT güvenliğine yönelik bütçe tahsisleri bugünlerde önemsizdir.

IoT’nin 2025 yılına kadar yaklaşık 2.25 trilyon dolar değerinde bir pazar payının olması öngörülüyor. Kuruluşlar bu muazzam pazar payının bir parçası olabilmek için dönüşüm trenine katılıyorlar. İletişim hizmeti sağlayıcıları pazarın ön saflarında yer alması bekleniyor. Bununla birlikte, çok az kuruluş IoT teklifleri için bütünsel ve her şey dahil bir güvenlik çerçevesi uygulamaya odaklanmıştır.

IoT Uygulamalarının Güvenli Hale Getirilme İhtiyacı

 

Bebeklik dönemlerinde, IoT çözümlerinin güvenliği arka plana atılabiliyordu. Ancak, IoT artık ana akımın bir parçası haline geldiğinden ve kritik öneme sahip sistemlere girdiği için bu yaklaşım artık kabul edilemez. IoT  veri iletişimine gerek duyar. Bu veriler genellikle gizlilik, bütünlük ve kullanılabilirlik ile ilişkili risklere sahiptir. Bu nedenle, IoT sistemine dahil edilen teknolojilerin çeşitliliği, bir dizi güvenlik açığı getirme potansiyeline sahiptir.

Herhangi bir IoT çözümünü kapsamlı bir şekilde güvenli hale getirmek imkansızdır. Bununla birlikte, farklı katmanlardaki olası güvenlik açıklarını ve karşılık gelen tehditleri anlamak, en iyi uygulamaların benimsenmesi ile birlikte, IoT çözümlerinin güvenlik konumunu kesinlikle güçlendirebilir.

Olası Güvenlik Açıkları ve Tehditler

IoT sistemleri karmaşık ve heterojen olma eğilimindedir; birden çok katmanı, teknolojiyi, dağıtım konumunu, cihaz üreticilerini, API’leri ve çok daha fazlasını içerir. Güvenlik açısından, uçtan uca IoT sistemleri, farklı katmanlarda, her biri farklı saldırılara maruz kalan birden çok bileşeni kapsayan çok sayıda güvenlik açığına sahiptir.

Sayısız tehdit unsuru vardır ve bu nedenle saldırılar herhangi bir insan katılımı olsun veya olmasın her an gerçekleşebilir. Ayrıca, IoT bünyesinde saldırı yayılımının ölçeği çok yüksek ve hızlıdır, bu da olumsuz etkileri daha da belirgin hale getirir.

IoT bir bükülme noktasında ve özellikle 5G’nin yakınlığı ile kritik görev alanlarına hızla genişliyor. Güvenlik ve gizlilik endişeleri IoT’nin benimsenmesi ve büyümesi için en büyük engeller olacaktır ve bu nedenle işletmeler bu endişeleri hafifletmek için sağlam güvenlik önlemleri uygulamaya çalışmalıdır. Buna ek olarak, hükümetler bugün mevcut olmayan IoT güvenliği için birleşik standartlar / düzenlemeler yapmaya odaklanmalı, akademisyenler ise öğrenimi tüm kilit paydaşlara yaymalı ve IoT güvenliğine yönelik araştırma odağını artırmalıdır.

IoT’ye olan güveni güçlendirmek için, tüm paydaşların bir araya gelmesi ve IoT güvenliğini zorunlu bir özellik ve operasyonlarına önemli bir entegrasyon noktası haline getirmeleri gerekmektedir.

 

Furkan Yasin Engin

Furkan Yasin Engin

Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Buna da göz atın

Close
Close