Internet of ThingsNesnelerin İnternetiTeknoloji

Futbolda Nesnelerin İnterneti Dönemi

Teknoloji hayatımızın her yerinde olduğu gibi profesyonel sporlarında içine girmiş durumdadır. Nesnelerin İnterneti’nin artışıyla birlikte spor dünyasında gelişim şimdiden başladı. Nesnelerin İnterneti, spor dünyası ve onunla alakalı tüm sektörlerde büyük fırsatlar sunmaktadır. Son yıllarda teknolojinin gelişmesi ve bunun yanında insanı hataların daha çok gündeme gelmesi ile sporlarda teknolojiye olan ilgi ister istemez ihtiyaç haline geldi. Bunun dışında takımların artık futbolcularına daha düzenli ve disiplinli programlar uygulatmak istemesi de teknolojiye olan ihtiyacı bir kat daha arttırıyor. Oyuncu performansı ve sağlığının yanında sanal gerçeklik teknolojisinin yardımıyla fiziksel sınırları aşmak için somut adımlar atılıyor.

Antrenmanlarda ve maçlar sırasında veri toplamanın kolay bir hale gelmesi ile takımlar kendi futbolcularına ait bilgileri, Nesnelerin İnterneti yardımıyla anlık olarak da takip edebiliyor. Nesnelerin İnterneti ayrıca sporcuların maçlar esnasındaki performansı ve yaşadıkları zorlukları daha detaylı ve güncel bir şekilde takip edebilmesini sağlıyor. Bu teknoloji sayesinde sporcuların yaralanmaları halinde gerekli önlemlerin alınması ve form seviyelerinin korunması daha kolay bir hale gelmiş oluyor.

Nesnelerin İnterneti ve giyilebilir teknolojiler konusundaki teknoloji firmaları artık takımlarla içli dışlı çalışıyor. Futbol takımları, kullanılan giyilebilir teknolojiler, sensörler ve kameralarla birçok veri elde edebiliyor. Bu veriler ışığında takım yöneticileri ve teknik heyet kazanmak için yeni taktikler geliştiriyorlar. Günümüzde futbolcuların tozluklarına, formalarına ve futbol toplarına takılan çipler ile maç başına 50 milyondan fazla veri elde edilebiliyor. Bu verilerin içinde oyuncuların topa hâkim olma yüzdeleri, hız ortalaması, davranışsal eğilimleri ve daha birçok bilgi yer alıyor. Futbol ekosisteminde depolanan bu bilgiler gerçek zamanlı veri analizi uygulanarak futbolcular için özel hazırlanmış antrenman programlarına ekleniyor. Bu sayede sporcunun güçlü ve zayıf yönleri belirlenerek üst düzey performans ile hazırlanabiliyor.

Günümüzde Nesnelerin İnterneti’nin en yaygın şekilde kullanıldığı spor dallarından bir tanesi futboldur. Özellikle maç esnasında hakemlere destek olmak amacıyla kullanılan gol çizgisi teknoloji buna en büyük örneklerden bir tanesidir. Gol çizgisi teknolojisi, elektronik araçlar vasıtasıyla topun çizgiyi geçip geçmediğini tespit ederek hakeme yardımcı olan bir sistemdir. Gol çizgisi teknolojisinin amacı hakemlerin yetkisini azaltmak değil karar vermelerinde destek olmaktır. Gol çizgisi teknolojisinin kullanımına yönelik istekler 2000’de Afrika Uluslar Kupası finalindeki penaltı atışlarının ardından yükselmeye başlamıştır. Bu maçta Nijerya adına penaltı kullanan Victor Ikpeba’nın direğe çarpan topu hakem tarafından gol olarak sayılmamıştır. Ancak televizyonda ise topun çizgiyi geçtiği görülmüştür. Kamerun ise bu maçta penaltı vuruşlarını kazanarak kupayı kazanmıştır. Gol çizgisi teknolojisinden ayrı olarak başka teknolojilerde futbolda adından yeni yeni söz ettirmeye başlamıştır. Bu iki sistem GoalRef ve Hawk-Eye’dır.

Hawk-Eye sistemi 1999 yılında geliştirilmiştir. Bu teknoloji kriket, tenis ve bilardoda zaten kullanılmaktadır. Sistemin çalışma prensibi görsel veriler sayesinde yapılan nirengi hesaplamasına dayanmaktadır. Top oyun alanını farklı açılardan gören yüksek hızlı kameralarla takip edilir. Mevcut yazılım da görüntüde topa karşılık gelen piksellerin tanımlanmasıyla her karede topun yerini hesaplar. Ayrıca eğer bazı kameralar topu göremiyorsa yazılım topun gideceği yeri de tahmin edebilir. Topun takibi sonucu tüm görüntüler kaydedilir ve bu veriler daha sonra istatistiklerde ve oyun analizlerinde kullanılabilir. Hawk-Eye sisteminin kurulması halinde stadyuma her kale için yedişer kamera yerleştirilmesi teklif edilmiştir. Sistem gerçek zamanlı çalışmaktadır, bu sayede hakemi de anında uyarmak mümkündür. Ancak sistem hata payının yüksek olduğu konusunda eleştirilmektedir.

GoalRef ise kale sahasında çimin altına ve kale çizgisi ile file arasına ince teller yerleştirilerek bir manyetik alan oluşturuluyor. Topa yerleştirilmiş olan sensör de kaleye yaklaştıkça manyetik alanı ölçmeye başlıyor. Topun içindeki çip dışarıdaki bir alıcıya şifreli mesajlar gönderiyor. Kale arkasındaki alıcılar, topun çizgiyi geçtiğini tespit ettiği anda merkezi bilgisayara mesaj iletiyor. Merkezi bilgisayar da, hakeme bir saniyeden de kısa bir sürede sinyal göndererek golden haberdar ediyor.

Futbolda kullanılan tüm bu sistemler aslında hayatımızda yeni yeni yeni yer edinen Nesnelerin İnterneti’nin yardımıyla olmaktadır. Bilgilerin bir yerde toplanması, anında analiz edilmesi ve anlık olarak veri verilebilmesini bu teknolojiye borçluyuz.

Nesnelerin İnterneti’nin spor alanına getirdiği yenilikler yalnızca sahanın içinde sınırlı kalmıyor. Stattaki seyirciler ve yayından izleyenlerin de gelişen yeniliklerden faydalanması için yeni yeni adımlar atılıyor. Statlardaki taraftarların maç izleme deneyimini daha cazip kılmak isteyen kulüpler, Nesnelerin İnterneti ile yeni teknolojiler üzerine yoğunlaşıyor. Taraftarlara, ilk olarak direkt ve kolay çözümler sunabilen akıllı stadyumlar yapılması düşünülüyor. Maç günü izleyicinin canını sıkan ve eğlenmek için gittiği ortamı zor bir hale getiren sorunların minimuma indirgenmesi hedefleniyor. Sensörler, kameralar, dijital işaretler ve kablosuz ağlarla birlikte isabetli ve güncel bilgiyi taraftara sunabiliyor.

Nesnelerin İnterneti, spor endüstrisiyle olan henüz yeni ilişkisinde şimdiden büyük değişikliklere ve bazı açılardan büyük devrimlere imza atmış durumda. Ama çok daha büyük ve köklü dönüşümler kapıda bekliyor.

Enes EREN

Enes Eren

EGE Üniversitesi Makine Mühendisliği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close